Son dakika spor haberi: Spor yazarları Türkiye-Norveç maçını değerlendirdi

TURGAY DEMİR – NASREDDİN HOCA!

Milli Takım’ın yeni teknik patronu bana göre ön taraf için doğru isimleri seçti. İki çabuk ve teknik oyuncu Kerem’le Cengiz ve ortalarında pasör Hakan… Şenol hoca bir türlü yapmadı bu üçlüyü. Maça golle başladık ve moralsizlik uçtu gitti. Ardından yapmamız gereken iyi top kullanmak, orta alanda Norveç’e karşılık vermek ve kontrolü elde tutmaktı. Bunu yapamadık.

Berat ve Ozan yetersiz kaldılar, öndeki üçlü de istisnalar hariç pek destek vermedi bu bölgeye. Her iki savunmadan dönen topları da genellikle konuk takım sahip çıktı. Özellikle de Hanche ve Younoussi Bizim Çocuklar’a nefes aldırmadılar. Dolayısıyla Norveç fizik gücüyle de olsa üstünlük sağladı ve ite-kaka golü de attılar.

İkinci yarıya iyi başladık. Sağ kanattan üst üste bindirmeler yapan Cengiz oyununu biraz sadeleştirse, belki çok daha etkili olabilirdi. Her şeye rağmen ikinci yarıda bir baskı kurduk ve Norveç tamamen kontratak düzenine geçti… Gol yine de gelmeyince Kuntz, Berkan, Yusuf Yazıcı ve Taylan’ı sahaya sürerken Cengiz’i kenara aldı. Hemen belirteyim Cengiz kararı benim açımdan tartışmaya açık.

Öbür taraftan yapılan değişiklikler de sahadaki arızayı pek gidermedi.

Yine havanda su dövdük… Kuntz bu kadar kısa zamanda herkesi tanıdı mı yoksa bir Hamit Altıntop takımı mı izledik bilmiyorum. Bildiğim bir şey var, Erling Haaland, Alexander Sörloth ve Joshua King’in yokluğunda Norveç’i yenmeliydik… Artık grupta kendi göbeğimizi kesme şansımız yok. Yani finallere gitme ihtimalimiz Nasreddin Hoca’nın çite takılacak koyun yünlerinden çorap örüp satarak borcunu ödeme ihtimalinden pek farklı değil.

REHA KAPSAL – EVDEKİ HESAP!

Şenol hoca görevi bıraktıktan sonra A Milli Futbol Takımı, Kuntz önderliğinde Norveç maçını kazanıp, beyaz bir sayfa açarak geçmişe değil, ana ve gelecekte nasıl başarılarak hedefe varırız düşüncesindeydi. Bu arada Şenol Güneş’in Milli Takım’a verdiği emek ve göstermiş olduğu başarı için de teşekkür etmek gerekir. Çünkü biz bunları maalesef çok kolay unutan bir ülkeyiz.

Kuntz’un çıkardığı ilk 11, genelde topa sahip olan endirekt hücum değil, daha fazla yüksek tempoyla ön alan baskısıyla rakibe yapılan karşı presle top kazanıp, direkt oynayıp kaleye giden oyuncu profillerinden kuruluydu.

Kerem ile erken gol bulduktan sonra oyun, bu hücumcu oyuncuların özelliğine göre oynanmaya başlandı. Bu topu da servis yapacak ve getirecek olan orta saha üçlüsü Berat, Ozan ve Hakan’dı…

Savunma arkasına top atacak bu öndeki üç hızlı oyuncularımızı özellikle koşu yollarına gönderecekleri toplarla rakip kaleye direkt gitmesini sağlayıp, burada daha fazla da pozisyon üretmemiz gerekiyordu. Ama Ozan ve Hakan’ın temposuzluğu, o bağlantıyı kuracak performansı ortaya koymaması, Berat’ın ilk milli maçında zaman zaman iyi paslaşmalar yapsa da basit top kayıpları olduğu gibi çoğu pozisyonda da savunmanın önünde oynayan 6 numara bir oyuncu olarak çok fazla yerini kaybetmesi eklenince sıkıntı yaşandı. Berat’ın oyun hareketliliğini daha üst seviyeye çekmesi gerekir.

Zeki, savunmada yaptığı bireysel hatayla golü yememize sebep olduğu gibi, ileride de Cengiz ile doğru hücum ikilisi oluşturamadı. Caner iyi niyetli mücadele etti ama yine gereksiz ortalar ve diyagonal paslar yaptı. Bu da hücumda çoğalamamamızı sağladığı gibi; çok fazla bireysel hücum deneyen oyuncularımız arkadaşlarının pas opsiyonu da hiç kullanmadılar.

Daha çok duygularıyla hareket ettiler. Aksine daha akıl konulmuş, saha içi organizasyonun ve planlarla beraber tüm rollerin daha doğru dağıtıldığı bir oyun oynamamız gerekiyordu. Letonya maçında bu konuya özellikle daha dikkat etmeliyiz. Yoksa evdeki hesabımız tutmaz, bu da bizi çok ama çok mutsuz eder..

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir