GALATASARAY HABERLERİ – Spor yazarları Marsilya-Galatasaray maçını yorumladı!

SERKAN KORKMAZ – ŞAM’DA KAYISI

Her ne kadar savunmadan top çıkarmakta zorlansa da ilk yarıdaki G.Saray “istediğini almak” adına doğru olan her şeyi yapma uğraşındaydı. Bence tüm G.Saraylılar topu Muslera’ya doğru oynamak yerine oyun alanı dışına göndermeyi tercih etmeli. Muslera’nın ayak tekniğinin çok iyi olmaması kadar kötü bir huyu da; topu ceza yayı civarındaki Taylan’a oynaması. Taylan’ın ceza sahası önünde, yüzü kaleye dönükken aldığı her topta yüreğimiz ağzımıza geldi.

Potansiyeliyle göz kamaştıran Morutan, ilk ciddi pozisyonda Harit’e yaptığı blokla ekstra alkışı hak etti. Cengiz’in “gecenin en güzel golü” olabilecek şutu, Muslera’nın “gecenin en güzel kurtarışı” ile sonlandı. Boey, bu denli maç eksiğine rağmen Yedlin’den çok daha iyi bir performans sergilemeyi başardı ancak metrelerce bandajlı olan sağ üst arka adalesinden dolayı bir maçı daha tamamlayamadı.

Kendi ligindeki son dört maçın ilk yarı sonlarında kalesinde gol görmeye alışan sarı-kırmızılılar, 45+8’de Kerem biraz daha soğukkanlı olsa soyunma odasına önde girecekti. Sahanın en iyisi olan Cengiz’in 50’de Dieng’e “al da at” pasında topun auta çıkması bizim için büyük şanstı.

Zorlu Marsilya deplasmanı bir kez daha gösterdi ki, Halil, Kerem ve Morutan daha çok, ısrarla bir arada oynatılmalı.

Fatih hoca 72’de Halil’in yerine Diagne’ye şans verince şaşkınlığım bir kat daha arttı. Neyse; Mohamed konusunu başka zaman detaylıca değerlendiririz. Orta sahadaysa Terim’in arayışı daha sürecek gibi duruyor…

Sanırım deneyimli hocanın bir sonraki hedefi; genç Assunçao’yu, Cicaldau’yla denemek ve bu ikiliye Berkan ile Taylan’dan sadece birini seçmek olacak. Keza; “Berkan- Taylan”, dünkü gibi bir maçta çok göz tırmalamasa da ligde “sıkıcı” bir orta saha anlamına gelebilir.

Gelelim maçın en kritik anına; Polonyalı hakem verdiği yanlış penaltı kararından VAR sayesinde dönerek kariyerine ciddi bir katkı yaptı. Yine de bu pozisyonun, Van Aanholt’un, daha dikkatli ve daha şuurlu oynaması hususunda önemli bir uyarı olduğunu vurgulamalıyım. Bir puanı fazlasıyla hak ettik ve gruptan çıkmaya dev bir adım attık. Bundan iyisi…

LEVENT TÜZEMEN – AYNI SİSTEM

Fransa’ya ne zaman bir Türk Takımı ya da Milli Takım’ımız gitse tribünlerde büyük olaylar yaşanıyor. Özellikle Marsilya ve Lyon’da Türk taraftarlar ya tartaklanıyor ya da tribün tacizine maruz kalıyor. Ayrıca Türk taraftarlarını tahrik etmek amacıyla Fransız taraftarlar “Yunan, Ermeni ve PKK” propagandası yaparak bayrak açıyorlar.

UEFA artık Fransızların bu oyununa ‘dur’ demeli.

Fatih Terim’in Lazio maçı kadrosunu sağ beke Boey’i monte ederek Marsilya önüne sürmesi G.Saray’ın dengeli oynamasını sağladı. Lazio maçındaki gibi sakin, dikkatli ve alan daraltarak oynamak, geniş alan bırakmamak Marsilya’nın hızlı hücum yapmasını frenledi. Topa ve oyuna hakim olduğumuz sürede ayağa pas yaparak etkili olmaya çalıştık. Kerem’in çalışkanlığı, Boey ile Aanholt’un kanat bindirmeleri, Moroutan’ın savunmaya yardıma gelmesi ve basit oynaması, Berkan’ın dinamizmi G.Saray’ın güzel yönleriydi. Marcao’nun dönüşü savunmayı toparlarken Nelsson’un da iyi oynamasını sağladı. Terim herhalde etkili ve akıllı oynayan Marcao için “Keşke 8 maç ceza almasaydı” diyordur.

Meşale atışmasıyla duran oyun sonrası Marsilya baskısını gördük. Özellikle Cengiz Fransızların hücum silahıydı ve bir gollük şut attı, bir net gollük pas verdi. 45+8’de Kerem, golü Lopez’e nişanlayarak harcadı. Takım uyumu adına değişikliği uzun süre düşünmeyen Terim’in oyundan düşen Halil ile Moroutan’ı değiştirme zamanlaması doğruydu.

İyi ki VAR var, yoksa olmayan penaltıyla Polonyalı hakem G.Saray’ı yakacaktı.

Terim artık G.Saray’ın Avrupa’daki oyun tarzını ligde de oynatmalı..

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir