FENERBAHÇE HABERLERİ – Spor yazarları Fenerbahçe-Olympiakos maçını yorumladı!

EMRE BOL – VAR MI BİR BİLDİĞİ?

Çok basit olmasının yanı sıra futbol akıl oyunu… Her ligin, her maçın başka bir hikayesi var. Teknik direktörün buna göre hareket etmesi, sahaya farklı planlarla çıkması gerekiyor. Ama Pereira Süper Lig’de tutmuş görünen sistemiyle Avrupa Ligi maçına çıkınca mağlubiyet kaçınılmaz oldu.

Futbolda en tehlikeli şey; çılgınca hücum etmektir. Fenerbahçe’nin hocası genellikle bu taktikle rakibin üzerine gidiyor. Bizim ligimizde belki tutuyor bu taktik ama seviye farklı olunca skor da sıkıntılı oldu. 3’lü savunmanın defolarını da görmüş olduk. Çok adamla hücum etmek çok gol atacağınız anlamına gelmediği gibi çok adamla savunmak gol yemeyeceğiniz anlamına gelmiyor. Önemli olan kaliteli ve makul oyuncu sayısı…

Dün gece bakıyorum; ligde yere göğe sığdırılmayan Gustavo’yu yuhalıyor taraftar! Son zamanlarda Kadıköy zaten deplasman gibi olmuştu! Sevgili dostlar; futbol karakteri “kesicilikle” harmanlanmış Gustavo’dan ne bekliyorsunuz? Alacak yanındakine verecek bir oyuncu zaten. Gustavo’dan bir Alex beklemek büyük bir yanlış olur.

Fenerbahçe taraftarı her hatada, her yanlış tercihte, “Vardır hocanın bir bildiği” diyordu! Bence hocanın sadece tek bir şey bildiği var.

Aynı sistemle her maça çıkmak böylesi sıkıntılı mağlubiyetleri getirir. Her musibette bir hayır var derler ya.

Sezon başından bu yana öncelikli hedefin Süper Lig şampiyonluğu olduğunu hep söylüyorum. Sanırım Pereira dün akşam itibarıyla bunu daha net görmüştür. Oyuncu tercihini, rotasyonunu bundan sonra buna göre yapmalı. Altay 3 gol yemesine karşın maçın Fenerbahçe adına en iyisiydi. Kurtarıp, yediği goller onun değil, dönen topu alamayan takım arkadaşlarınındır.

GÜRCAN BİLGİÇ – İSTEMEK YETMİYOR

Olympiakos’un ilk atağının golle sonuçlanmasıyla birlikte maçın kaderi Fenerbahçe için yokuşa yukarı hale geldi. Üstüne İspanyol hakem iki kritik hücum faul çaldı. Dokuz kişilik Yunan savunmasına, bu düdükler de eklendi. İkinci 45 Fenerbahçe baskısıyla bunaldı rakip. Pelkas’ın direkten şutunun hemen arkasından geldi ikinci gol. Birdenbire takımın da umudu bitti, tribünlerin de. Kalan dakikalar da güçleri de yoktu sonucu değiştirmek için, hamle şansları da.

Olypiakos’un Portekizli hoca Pedro Martins’in, Vitor Pereira’yı kendi silahı ile vurduğunu da söyleyebiliriz.

Antwerp ile Atina’da oynadılar. 2-1 kazandıkları maçta, beş şutları var. Antwerp’in 16… 1-0’ı korudular uzun süre. Kadıköy’de de benzerini yaptılar. Pereira’nın da “kapanan rakip” planı olmadığını da gördük böylece. Yoksa, Hatay’daki plan ve takımla sahaya çıkmazdı.

Baskı yapacağı maçta Pelkas kararı doğru ama, uzun santrforu (Berisha) kulübede tutması manasız. Mesut Özil’in rahatsızlığı, böyle set defans rakipler karşısında seçenek şansı da bırakmıyor. Evet; Fenerbahçe genç ve istekli bir takım ama direnci ancak kalite ile çözebilirler. Fırsatlar da yakaladılar, goller de kaçırdılar. Fakat rakip de kaçırdı. Son dakikalarda tribünler kaleci Altay ve stoper Kim için alkışlarını kullandı. Farkın açılmasını önlediler çünkü.

Maçın en çok göze batan ikilisi Mert Hakan ile Ferdi oldu. Çok uğraştılar, sorumluluk aldılar ve hata da yaptılar. Valencia’yı da ekleyebiliriz bu üçlüye. Geridekilerin “saklanma” moduna geçtiklerini de söyleyebiliriz, yetersiz kaldıklarını da. Siz seçin… Eintrach’ın da kazanmasıyla, grup liderliği zora girdi. Üçlü defansın, tek kişi ile kapatılmaya çalışan merkezin ve geriye koşma problemlerinin en net yaşandığı maçtı bu.

Pereira’nın değişiklik kararları da pazar gününe yönelikti. Gençleri sahaya atması, tribün tepkilerini dibe çekmek için.

REHA KAPSAL – 0-1’İ OYNAMAK

Fenerbahçe oyuna düşündüğü gibi ön alan baskısıyla hızlı başladı. Rakibine de seyircisiyle beraber bunu hissettirmesi doğru bir oyun anlayışıydı. Yalnız bu hızı kesen Szalai oldu. Yaptığı bireysel hatayla takımının gol yemesine neden oldu. Futbolda en önemli oyun prensiplerinden biri de topa sahipken takımın en güçlü hali bile görünse bile esasen en zayıf halidir.

Hele savunmadan çıkarken bütün takım oynadığı pozisyonla ilgili yerleşimler ve burada topu kaptırdığınızda dengesiz ve eksik yakalanırsınız. Nitekim de Fenerbahçe böyle bir hata sonucunda golü kalesinde buldu. Bundan sonra Olympiakos’un maç, istediği oyun planına döndü. Daha fazla derinlemesine savunma yapan, kazandığı toplarla veyahut Fenerbahçe’nin sonlandıramadığı ataklarla, hızlı hücuma çıkan bir Olympiakos seyrettik. Fenerbahçe kadro yapısında zaman zaman dar alan becerisi ilk devre, Valencia bir pozisyon gösterdi onun haricinde de rakipten gelen topu Rossi dışarıya attı.

Bunun haricinde de Fenerbahçe hücumda çok üretken değildi.

Burada momentumu yakaladığı dakikalarda golü bulup, oyuna ortak olması gerekliydi. Çünkü ilerleyen dakikalarda daha fazla risk alacak Fenerbahçe. Olympiakos daha rahat pozisyon bulabilirdi. Sarı-lacivertliler girdiği pozisyonlardan yararlanamayınca, Olympiakos ikinci golü bulduktan sonra tamamen kontrolü ele aldı. Arkasından üçüncü golü de attılar.

Tabii böyle maçlarda kırılan değil, kıran taraf olmak gerekir. Hele böyle Avrupa kupasında az maç oynadığınız, günlük anlık performansların öne çıkacağı, telafisi olmayan bu turnuvalarda, her zaman 0-0’ı doğru oynamak gerekir. Çünkü ligdeki uzun maç trafiğinde birçok şeyi tolere edebilirsiniz ama burada kaybedilen puanları tolere etme şansınız, bu kısa maç takviminden dolayı daha zordur. Tabii ki bu seviyeler ligimizle eşdeğer değildir ve hiçbir zaman da olmamıştır. Şu ana kadar oynanan resmi maçlarda da Fenerbahçe, Başakşehir karşısında geriye düştüğü maçı çevirememiştir.

Aynısı da ikinci defa Olympiakos karşısında tekrarlandı. Burada yalnız bu oyuncu kalitesiyle açıklanmayacağı gibi oyun kalitesinin, organizasyonun, hücum çeşitliğinin savunma önü ve arkasındaki tüm opsiyonların kullanılmasının, hücum setlerinin doğru planlanması ve bunu oyunda özellikle de rakibe doğru oyun tuzaklarının kurulması çok değerlidir.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir